öldükten sonra yeniden dirilme

Haşir toplanmak demektir. Öldükten sonra tekrar dirilmeye ve hesap için Allah'ın huzurunda toplanmaya haşir denir. Bu işin olacağı geniş alana mahşer denir. Haşir Hz. İsrafil'in (a.s) Sur'a ikinci kez üfürmesiyle başlar. Bu üfürmeye "Nefha" denir. Sur'un sesini duyan bütün mahlukat süratle kabirlerinden ve bulundukları yerlerden çıkıp hesap yerinde Arasat meydanında toplanırlar. Yüce Rabbimiz bu hâli şöyle haber veriyor:

"Sonra Sur'a ikinci kez üfürülür; bir de bakarsın ki herkes kabrinden kalkmış ne olacağını bekliyor."( Zümer 68.) işte bu an mahşerin kurulduğu ve büyük hesabın başlayacağı andır. Yüce Rabbimiz mahşere geliş şeklimizi şöyle haber veriyor:

"Hepinize ölüm serhoşluğu gerçekten gelir. O zaman size: Ey insan işte bu senin kaçıp durduğun şeydir denir.

Sur'a üfürülür; işte bu geleceği va'dedilen gündür.

Herkes yanında (birisi kendisini mahşere) götüren ve (diğeri de kendisine) şahitlik yapacak (olan iki melekle) birlikte mahşere gelir.

Ona: "Sen bu günden ve bu halden gafil idin. Şimdi senin gözündeki perdeyi kaldırdık. Bugün artık gözün çok keskindir her şeyi net görürsün" denir."( Kâf 19-22.)

Kabrinden ilk kalkan mahşere ilk gelen kendisine ilk olarak konuşma ve şefaat yetkisi verilen Cennet'te ilk giren Hz. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz olacaktır.( Buhari No:3532; Müslim iman 230-233; Ahmed Müsned III 136140)

İnsanlardan başka melekler hayvanlar şeytan ve cinler de mahşerde toplanacaktır.( Enam 38; Kehf 48; Meryem 68; Nebe 38.)

Kabirlerden kalkış ve mahşere geliş esnasında insanlar çıplak yalın ayak ve sünnetsiz halde olacaklardır.( Buhari Rikak 45; Müslim Cennet 41.) Herkes grup grup sınıf sınıf bölük bölük mahşere sevkedilecektir.( Kehf 48; Nebe 18.)

Hz. Rasulullah (s.a.v) insanların mahşere üç halde geleceklerini haber vermiştir: Yaya olarak binekli olarak yüzü üstü sürünerek.( Nesai Cenaiz 118; Ahmed Müsned V 165.)

Yaya gidenler avam mü'minler; binekli gidenler muttakiler;( Meryem 85.) yüzüstü sürünenler de kafirlerdir.( isra 97.)

Allah Rasülü (s.a.v) mahşerde ümmetini abdest azalarında parlayan nurdan tanıyacak ve kendilerine Allah'ın huzurunda şahitlik edecektir.

Mahşerde herkes dünyada tabi olduğu sevip peşinden gittiği önder ve imamları ile birlikte ilahi huzura çağırılacaklardır.( isra 71.) Şeytana uyanlar onun peşinde mahşere geleceklerdir. Zalim kafir fasık kimseleri seven ve ömrünü onların peşinde geçirenler onlarla birlikte hesap vereceklerdir. Peygamberlerin sadık ümmetleri onlarla beraber ilahi huzura alınacaklardır. Salihleri velileri kamil mürşitleri seven ve kendilerine tabi olanlar Hz. Peygamber'in (s.a.v) "Livâü'l-Hamd" ismiyle meşhur sancağın altına bu imamları ile birlikte gelecektir.

Mahşerde bütün dostluklar bitecektir. Kimsenin nesebi dünya şerefi makamı malı evladı ağalığı paşalığı geçerli olmayacaktır. Dostlukları sırf dünya adına olanlar ve isyanda bir araya gelenler biribirlerine lanet okuyacaklardır.( Sebe 31-33; Ahzab 67-68.) Sadece Allah için biribirini seven muttakilerin dostluğu kalacak ve fayda verecektir.( Zuhruf 67.) Cenab-ı Hakk mahşer günü şöyle buyuracaktır:

"Benim celâlim (rızam) için birbirlerini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin bulunmadığı bugün onları kendi (rahmet) gölgemde gölgelendireceğim."( Müslim Birr 12 (No:37).)

Herkesin mahşerdeki hâli sıkıntısı ızdırabı ve terlemesi farklı olacaktır.( Buhari Zekat 52; Müslim Cennet 62.) Mahşerin çok değişik hâl ve manzaraları vardır. Mahşerde Allahu Teala celal ve cemal sıfatlarıyla tecelli edecektir. Müminlere sonsuz rahmetinin en açık tecellilerini gösterecek; zerre kadar imanı olanlar ateşte bırakılmayacaktır. Kafirler ise O'nun Kahhar Melik Aziz Muntakim sıfatlarının tecellisini göreceklerdir. Kendilerine tam bir adalet uygulanacaktır.